Tüm dünyada yok olmaya başlayan ve artık çok ender rastlanan bu virüsün geriye kalan tüm vakalarını yok etmek için tüm dünya ülkeleri savaş açmış durumda.
Bu top yekûn savaşa karşı direnen virüsün etkilediği kişiler
başarılı olmak için ellerinden gelen çabayı sarf etseler de virüsü
bulaştırdıkları kişilerdeki bağışıklık sistemi bu savaşı kaybetmelerindeki en
büyük etken olmaya devam ediyor.
Virüs son yıllarda iyice etkisini yitirmiş durumda. Toplumdaki
Liderler, Yöneticiler, Kanat önderleri, Eğitimciler ve Dini Liderlerde dahil
herkes bu virüsün yaşatılması gerektiğini söylese de bu söylemler hep sözde
kalmaktadır. Yaşatmanın gerekli olduğunu savunmalarına rağmen kendi bağışıklık sistemlerini
devre dışı bırakmak için çaba sarf etmedikleri görülmektedir.
Virüs teknoloji ile çok fazla tanışmamış kırsal kesimlerde
etkisini azda olsa sürdürmeye devam etmekte ama bu alanlarda bile bağışıklık
sistemlerine karşı fazla direnç gösterememektedir.
İnsanlar da gelişen son 20 yılda çok fazla yayılan bencillik
adındaki bağışıklık sistemi bu virüsün en önde gelen düşmanıdır.
Bu arada bu virüs nedir diye sorarsanız, çoğu insanın bildiği
herkesin kendisine bulaşanlar tarafından bulaştırılmasını istediği ama
kendisine gelince bırak bulaştırmayı kendisinde bulunmasına bile izin vermediği,
bulaşır bulaşmaz hemen bağışıklık sistemini devreye soktukları ve vücutlarından
atmak için çaba sarf ettikleri İYİLİK’tir.
İster inanın ister inanmayın bulaştıktan ve bu virüs ile
yaşamaya alıştıktan sonra virüsü başkasına bulaştırmak çok zevkli.
İyilik her zaman sizinle olsun…..